|
SON DAKİKA
ŞARKISINI SOLİSTİNE İTHAF ETTİ
TURKHABERLER'E TEŞEKKÜRLER
YENİ NAZLI ARMAN ÇOK KONUŞULACAK
BİLGE'DEN BAĞLAMA ŞOV
KARATECİNİN KIZINI KİM DÖVDÜ?
Ali TATLI alitatli80@gmail.com
Karatecinin kızını kim dövdü?
Karatenin yanı sıra, dört farklı dövüş sporunda kara kuşak en üst “Dan” seviyesindeki Hasan Topal’ın başına gelenleri anlatmıştım, hatırlarsınız… Hani, uyuşturucu müptelası bir serseri Hasan Hocanın eşinin boğazına bıçak dayamıştı.. Polis çaresiz kalınca olaya Karateci Hasan hoca yetişmiş ve tek hamlede saldırganı yere sermişti… Hem eşini kurtarmıştı hem de polise yardımcı olmuştu, fakat gözlerinin içine püskürtülen biber gazıyla geçici körlük yaşamıştı, işte o şampiyondan söz ediyorum. Olaydan bir gün sonraki müsabakaya da gözlerine sıkılan biber gazı nedeniyle gidemeyen Hasan Topal, “Ayıp olur, efendiliğe yakışmaz” diyerek davacı olmamıştı polisler hakkında… Demek ki bir insan ne kadar efendi - beyefendi olursa olsun, bela çat kapı çıkıp gelebiliyormuş, bunun örneğini yine geçtiğimiz günlerde gördük… Hasan Hoca başına gelen son olaydan sonra zıvanadan çıktı, efendiliği-mefendiliği torbaya koyup duvara astı, derken yine beni yanılttı… Hasan Hoca, ilköğretimde okuyan küçük kızı müdür yardımcısından dayak yiyence e tabii ki çıldırdı! El kadar, bir lokmacık kız çocuğunu eşek sudan gelinceye kadar “güvenlik kamerasının olmadığı” tenha bir yerde döven müdür muavini, bir panter gibi üzerine atlayan Hasan Hoca’nın hışmından tavşan taklidi yaparak kurtulabildi..! Avcıları ve avcılığı hiç sevmem fakat bu tavşan olayını bilirim… Gözlerine projektör tutulan tavşanlar öylece hareketsiz donup kalırmış, kaçamazmış… Parmak kadar kız çocuğunu tekme tokat döven müdür muavini de işte aynen öyle olmuş, Hasan hocanın havadan uçarak geldiğini görünce koltuğuna yığılıp kalmış. Yüzü kireç beyazına dönüşen bir heykel gibi öylece nefessiz baka kalmış Hasan hocaya… Bu arada… Küçücük kız öğrencisini eşek sudan gelinceye kadar döven eşek kadar adamlardan daha çok var bu memlekette! Merak ettim tabii, Hasan hocaya sordum: “Eee, adam mezarda mı, yoksa bitkisel hayatta mı?” Hasan hoca işte bu… Sporculuğun efendilik demek olduğunu bilirdim de bu derecesini bilmezdim.. “Yahu, öyle donup kalan adamı dövmek efendiliğe yakışmaz” dedi Hasan hoca. Bu kez projektör görmüş tavşan gibi donup kalan ben olmuştum, bu duyduklarım karşısında! Sen bana sabır ver Allah’ım, şimdi ben kendimi zor tutuyorum, gidip de o müdür muavinine dünyayı zindan etmemek için..! Neyse, tabii ki akıllı adamın hâli başkadır canım.. Anlık reaksiyonlarla hareket edilmez, burası dağ başı mı, mutlaka kızına rapor almıştır, ilgili mercilere şikâyette bulunmuştur Hasan hoca… Hayır, öyle olmamış.. Bakın ne diyor kızı dayak yiyen karateci Hasan Topal: “Okul müdürü rica etti, (Okulumuzun kariyeri sarsılır) dedi, ben de şikâyetten vazgeçtim..” Hasan Hocanın yaşı benden küçük olsa ve tabii ki dövüş tekniklerini bilmese, elime alırdım bi güzel döverdim.. Allah bu adama peygamber sabrı vermiş olmalı.. “İyi de Hasan hocam, küçücük kız çocuğunun psikolojisi ne olacak. Sarsılan onuru ne olacak? Hiç bunu düşünmedin mi?” Dedik ya, beyefendiler kralıdır Hasan Topal hoca… Tam anlamını ve mantığını bilmesem de aklıma bir halk deyişi düştü şimdi… Eceli gelen köpek cami duvarına ürik asit mi dökermiş ne yaparmış… Bilemedim işte! Hep birilerinin eceli geliyor, fakat Hasan hoca gibi efendilere denk düşüyor. Yoksa maazallah, gazetelere üçüncü sayfa az gelecek! Yükleniyor...
|
|