|
SON DAKİKA
ŞARKISINI SOLİSTİNE İTHAF ETTİ
TURKHABERLER'E TEŞEKKÜRLER
YENİ NAZLI ARMAN ÇOK KONUŞULACAK
BİLGE'DEN BAĞLAMA ŞOV
İPLER ABD’NİN ELİNDE DEĞİL!...
Zekeriya BABACAN zekeriyababacan@turkhaberler.net
İPLER ABD’NİN ELİNDE DEĞİL!... Hepimizin diline ve beynine yapışmış bir kabul vardır…”Dünya’yı ve her tarafında olup biteni, ABD yönetiyor ya da yönlendiriyor”, diye!…Keşke böyle olsa… Şimdi bazılarınız; “hadi canım sen de!...geçen yüzyıl öncesine kadar ABD mi vardı?...onlardan önce de İngiltere, Fransa ve hatta biz Osmanlı’lar vardık…bu işler sırayla; biri iner biri çıkar”, diyecektir. Bu dualite, Napolyon dönemine kadar böyle yaşanagelmişti, ama 1800’lü yılların başında devreye Rotschild denen bir adam girdi. Akıllı bir adamdı ve parası da vardı. “Para, para, para!” diyen Napolyon’a istediğini verdi… Napolyon tüm Avrupa’yı istila etti ve bildiğiniz gibi, sonuçta kaybetti. Tek kazanan, o muhterem ve silah üreticisi yakınları oldu. Bunlara, “Gri Adamlar” diyor Ramtha; “Tiranların Son Valsi” adlı kitapta…1970’lerin sonuna doğru piyasaya sürülen bu kitap, bugünlerde olacakları o kadar net bir şekilde dile getirmiş ki, şaşarsınız… Gri Adamlar, 1857’de Londra’da yaptıkları bir toplantıda, gelecekteki tüm siyasi gelişmeleri ve ona bağlı olarak savaşları planladılar. Bu tarihten sonra da, adamlarını ABD’ye yolladılar. Kimdi ve nerden gelmişti bu adamlar?... Bu sorunun cevabını bulmak için, Napolyon savaşlarına, 1nci ve 2nci Dünya Savaşlar’ına bakmak yeterli olacaktır. Bu üç savaşta da, tek bir Avrupa devleti işgal görmemiştir; o da İsviçre!... 1920’ lere gelindiğinde, kökenleri Yahudi olan bu ailelerden sadece biri İsviçre’de kalmış, 12 si de ABD’ye yerleşmişti. Onların tek amacı vardı, güç ve para. Bu amaçla ilk iş olarak, ABD’de Londra Bankası’nı kurdular ve ülke ekonomisini yönlendirmeye başladılar. Ekonomiyle yetinmeyip, başkan adaylarını finanse ederek, kendi çıkarlarına hizmet edecek adamları başkan seçtirdiler. İstediklerini yapmayan başkanlar (Lincoln ve diğerleri) ya öldürüldü ya da yaralandılar. Dünya tarihinde ABD gibi başka bir ülke yoktur ki, bu kadar başkan ya da başkan adayını suikasta kurban vermiş olsun… Bu aileler (biri hariç), kendilerini hiçbir zaman deşifre etmediler. Hep sahne arkasında kalarak dünya siyasetini ve ekonomisini yönlendirdiler. Gri Adamlar, hayal edebileceğimizden çok daha akıllı insanlar. Kendi çıkarları için yapmayacakları hiçbir şey de yok… Dünya üzerinde her türlü kutuplaşmayı yaratarak, zenginliklerine zenginlik kattılar ve katmaya da devam ediyorlar. Düşünün, Lenin’e maddi destekte bulunanlar, yine bu adamlar… Amaç, dünyada kominizim tehditti oluşturmak ve ülkeleri silahlanmaya mecbur bırakmaktı… Keza, savaş sanayisi oluşturması için, Hitler’e para ve hammadde sağlayan yine bu Gri Adamlardı. Bir günde Avusturya’yı işgal edebilen Hitler için, İsviçre zor bir ülke miydi?... Bunlar, dünya silah sanayilerine, enerji kaynaklarının büyük bir bölümüne, bankalara ve büyük medya kuruluşlarına sahipler. Diğer ülkelere kredileri bunlar verir ya da elinde dolar olan ülkelere tahvilleri, bunlar satar. Siz, Federal Banka’nın ya da Dünya Merkez Bankası’nın ABD hükümetine mi ait olduğunu sanıyorsunuz!?... ABD başkanları ve ordusu, Gri Adamların istekleri doğrultusunda hareket etmek zorunda kalmıştır her dönemde. Bu ülkedeki seçim sonuçlarına baktığınızda, Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında fazla büyük oy farkı göremezsiniz… 1-2 puan oynamıştır. Bu, özellikle yaratılmış bir durumdur. Çünkü ABD seçimlerinde en etkili olan unsur, kampanya dönemidir. Bu dönemi iyi götüren taraf, seçimi kazanan taraf olmuştur hep. İyi bir kampanya için gerekli olan yegane şey de para!… Ekonomist değilim, ama sizlere basit bir soru sormak istiyorum. Şu an, dünyada borçlu olmayan ülke yok gibi; ABD’nin 14.7 trilyon dolar, İngiltere’nin 14.5 trilyon dolar… ve bu liste böyle devam edip gidiyor. Dünya ülkelerinin borç toplamı 40 trilyon doları aşmış durumda. Hepsi borçluysa, alacaklı kim!?... Gri Adamların pişirip önümüze koydukları yeni yemeğin adı “Yeni Dünya Düzeni”. Biz ülke olarak, kendi içimizde ve bölgemizde didinip dururken, dayatılan yeni düzenin küçük bir piyonu olduğumuzu göremiyoruz. Gerçi, bunu ilk görmesi gerekenler ABD vatandaşları, ama nerde!...Ben, onlar kadar vizyonsuz, devletin ve medyanın her söylediğine inanan, rahatına bu kadar düşkün ve megaloman başka bir millet görmedim… “Yeni Dünya Düzeni” nasıl mı, olacak? Gri Adamlar neyin peşindeler? Sınırların, farklı siyasal ve ekonomik yapıların olmadığı tek bir dünya devleti yaratmak…parayı piyasalardan kaldırıp, tek tip para kartına geçmek ve bu sistemin kurucuları olarak dünyaya hükmetmek… Günümüzde, bu sistemin oluşmasında kendilerine ayak bağı olacak ülkeleri ve sistemleri yok etmekle meşguller. İran’la yaşadıkları sorun, öyle sanıldığı gibi nükleer sorun falan değildir. İran’ın ülke döviz rezervlerinde, dolardan çıkması ve diğer dünya ülkelerine kötü örnek olmasıdır. Yani İran bu hamleyi yaparak, Gri Adamların tekerine çomak sokmuş durumdadır ve mutlaka cezalandırılacaktır… Gözdağı vermek için de ilk önce, himayesindeki Suriye’yi halledecekler. Bugünlerde Suriye’de yaşanan kargaşanın arkasında ki gerçek, keşke insan hakları ve demokrasi olmuş olsaydı. Kaldı ki, tarihte ABD ya da batılı ülkelerin, herhangi bir ülkeye barış, huzur, ekonomik refah ve demokrasi getirdikleri görülmüş müdür? Bizim için daha vahim olanı, keşke bizim cengaver başbakanımız vizyon sahibi biri olsaydı da, bu oyunun bir parçası olmasaydı!... “Yeni Dünya Düzeni” ne gidilen yolda daha söylenecek çok şey var. Gri Adamların sinsice planlarını daha fazla bilmek istiyorsak, kitap okumama alışkanlığımızı bir kenara bırakmayı ve yukarda adını verdiğim kaynaktan faydalanmayı tavsiye ediyorum… Bilinç ışığınız ve sevgi yolunuz olsun… Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
|