|
İşte konuşmalarından
satırbaşları;
Türk milletine yapılan ihanetlerin
bulduğu karşılığın ne olduğu ve
buldukları akibet aşikardır.
Şehitlerin verdiği canlar boşa
değildir. ihanetler kamuoyu önünde
cerayan ediyor. İhanetlere karşı
vatandaşlarımızı uyarıyorum. Tüm
milletimizi tek bayrak altında
toplanmaya çağırıyorum.
YA SEV YA TERKET CEVABI
Başbakan cehaletini ortaya koyuyor:
“Tek başına iktidar olmaktan başka
bir şey düşünmeyen AKP, Meclis
çoğunluğu dışında bir ağırlığı ve
yönetim gücü kalmamıştır.
Başbakan konuşmalarında cehaletini
ortaya koyuyor. Polis kordonuyla
gittiği Hakkari'de “Ya sev ya terk
et” anlamına gelen sözler
sarfetmiştir. Ne söylediği bizi
ilgilendirmez. Ama bu söylemin bize
ait olduğunu söylemesi bizi tekrar
açıklama yapmak durumunda bıraktı.
Başbakan bu sözden tepkileri üzerine
çekti.”
MHP ayrımcı politika izlemez:
“MHP hiç bir zaman ayrıştırıcı
olmamıştır. Biz ayrımcı bir politika
izlemedik.
Kardeşlik ruhumuz sarsılırsa bunun
geriye dönüşü mümkün değildir.
Yalnız
ülkemiz için değil komşu topraklarda
adalet, huzur, barış ve refahta
model alınacak bir ülkenin varlığı
bu kucaklayıcılıktan geçmektedir.
Sevmeyenin terk etmesi yerine bizi
ona sevdirecek bir yaklaşımın hakim
kılınması bizim siyaset
anlayışımızın
vazgeçilmezlerindendir.”
MALİ KRİZ
Kriz manzarası endişe veriyor:
“Ekonomik tufan kürenin her tarafını
etkisi altına almıştır. Bu endişe
verici manzara karşısında krize
karşı önlem almaktan vazgeçmeyen
önce Avrupa ülkerleri sürekli bir
arayış içerisine girmişlerdir.
En son olarak Amerika birleşik
devletlerin G-20 zirvesi yapılmış ve
küresel kriz masaya yatırılmıştır.
Bu toplantı sonucunda alınan ve
üzerin ede mütabakat sağlanan
kararların beklentileri
karşılamaktan uzak kaldığı
gözlemlenmektedir.
Bu
toplantıda alınan kararlar
beklentileri karşılayamaz.
Türkiye ekonomisi iç çelişkiden
alınmayan önlemlerden kaynaklanan
sorunlar nedeniyle ekonomik krizin
tahribatına açık bir hale
gelmiştir."
Başbakan biz sağlamız demişti:
"Krize önlem alınmaya çalışılan bu
zaman diliminde, Başbakan bu krizin
etkilemeyeceğini varsaymıştı.
Başbakan
“Bizde mortgage yok TOKİ var”
sözünden,
“Bizim bankalarımız çok sağlam, bize
bir şey olmaz”
diyerek aczini göstermiştir.
Başbakan yurt dışında ülkemizin iç
meseleleriyle ilgili konuşma
alışkanlığını sürdürmüştür..
Son günlerde krizin ciddiyetinin
kabulüne yönelik tavır sadece
Başbakanla kalmamış, ekonomiden
sorumlu bakanda aynı duruma
girmiştir. Bu hayret verici
beyanların ABD’de yapılan G-20
toplantısı öncesinde kamuoyu ile
paylaşılması dikkate değerdir.
Bir yanda 'etkileneceğiz' diyen bir
bakan varken, 'bize bir şey olmaz'
diyen bir Başbakan bulunmaktadır.”
AK Parti hükümeti tükeniyor:
“AKP içinde yaşanan uyumsuzluk ve
kargaşa vatandaşlarımızın
sorunlarını daha da büyütecektir.
Başbakan Erdoğan ve hükümetinin
tükenişinin göründüğü bir dönemin
içerisinde geçmekteyiz. Kriz
konusunda yaşanılan tespit ve teşhis
bunalımının çare konusunda görülen
zafiyet bedelini elbetteki AKP
hükümeti ödeyecektir.
Her şey yolunda imajı vermeye
çalışan Başbakan Erdoğan yanıldığını
er geç anlayacaktır.
Çiftçimiz mutsuzdur. Çalışanlarımız
işlerini kaybetmekle karşı
karşıyadır huzursuzdur. Esnafımız
parasızdır. İş adamımız çaresizdir.
Emeklimiz moralsizdir.
Bizi endişelendiren toplumun her
kesiminden yükselen feryatlardır.
Bunun yanı sıra üretimde baş
gösteren gerileme, önlenemeyen
işsizlik işten çıkarmaların
hızlanması en büyük tehlikeler
olarak görülmelidir.”
ALEVİLERİN TALEPLERİ
Türkiye inanç ve mezhep ayrışmasının
içine çekilmeye çalışılıyor.
Toplumsal huzursuzluk alanları her
geçen gün derinleşmektedir.
Türkiye’nin birlik bütünlük içinde
onurlu bir geleceğe taşımak
siyasetin en önemli görevidir.
Sorunların çözüm yollarının
aranacağı tek adres yegane makam
olan TBMM’dir. Türkiye’nin sorunları
ortak aklın rehberliğinde bu kutsal
çatı altında çözülmelidir.Yaşayış
hayata bakış insanlar arası
ilişkiler biz olan ve bizden olan
Alevi kardeşlerimizin sorunları
konuşulması en zor ve karmaşık
konulardan birisi olmuştur.
Bu konularda bugüne kadar müşterik
bir anlayış zemininin
oluşturulmasına hizmet edecek bir
ortam yaratılamamıştır. Bunları
güçleştiren karşılıklı etkiler
şunlardır:
Tarihi süreç içinde bugüne taşınan
ön yargılar, bilginin eksikliği,
tanımlama ve teşhis karmaşaşası,
kemikleşen klişeler, siyasi hesap...
Bunların gölgesinde yapılan
tartışmalar bu konuda gerekli olan
karşılıklı anlamayı önlemiştir..
KIBRIS
Kıbrıs'ta başlatılan müzakere süreci
AB'nin gölgesinde sürüyor.
Kıbrıs'taki ülkelerin içi
boşaltılıyor. Böyle bir temelde
sürdürülen müzakereler Kıbrıs Türkü
için bir çıkmaz sokak olacaktır.
AB'nin yönlendirmesi ile garantörlük
hakkı sulandırılıyor.
Kıbrıslı Türkler Ada'dan tasfiye
edilmeye çalışıyor. AKP iktidarı
bunu idrak edip bu yanlıştan
dönmelidir.
İNTERNETHABER |