Davul zurnalar eşliğinde gönderdiler oğullarını askere! En büyük sevinçleri olan yemin töreni ise onlar için zehir oldu.
.
09.11.2008
12.48
.
40
yaşın altındaki başörtülü anneler,
Manisa 1. Piyade Er Eğitim
Tugayı'nın kapısından geri
çevrildiler. Töreni tel örgülerin
arkasından izleyebilen gözü yaşlı
anneler "Bizi içeriye almıyorlarsa,
evlatlarımızı da askere almasınlar"
diye isyan etti.
.
Manisa'daki 1. Piyade Er Eğitim
Tugay Komutanlığı'nda düzenlenen
yemin törenine, 40 yaşın altındaki
başörtülü asker yakınları alınmaması
Türkiye'yi ayağa kaldırdı.
Oğullarının en mutlu gününde yanında
olamayan anneler, "Çocuklarımız
şehit olunca başörtülülere kışla
kapısını açıyorlar. İçimiz
burkuluyor, çok acı çekiyoruz"
derken, Şehit Aileleri Derneği ve
MAZLUMDER'den de uygulamaya tepki
geldi.
Araya tel örgüler girdi
Türkiye'nin dört bir yanından
Manisa'da vatani görevini yapan
çocuklarının yemin törenine gelen
aileler, günlerce yemin törenini
bekledikten sonra sabahın erken
saatlerinde geldikleri nizamiye
önünde kuyruğa girdi. Ancak asker
yakınları içeriye alınırken yapılan
kimlik kontrolü sırasında ilginç bir
olay yaşandı.
Asker yakınlarının iddiasına göre
kimlik kontrolünde, 40 yaşın altında
olan başörtülü bayanlar içeriye
alınmadı. Uygulama karşısında
şaşkınlığını gizlemeyen asker
yakınları yakınlarının yemin
törenini tel örgülerin ardından
izlemek zorunda kaldı. Maruz
kaldıkları uygulamanın büyük bir
haksızlık olduğunu ifade eden
aileler, bu muameleyi hak
etmediklerini söyledi.
Çifte standart uygulandı
Kendilerine çifte standart
uygulandığını belirten asker
yakınları, "Bizi başörtülü olarak
içeriye almıyorlarsa, o zaman
evlatlarımızı da askere almasınlar"
diyerek uygulamaya tepki gösterdi.
Kardeşinin yemin töreni için
geldiğini söyleyen Rabia K.,
yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Nizamiyede görevli askerler, 40
yaşından küçük başörtülü hanımların,
başını açmadan içeriye
giremeyeceğini söyledi. Yanımda 57
yaşındaki halam vardı, onu aldılar.
Biz de diğer mağdurlarla birlikte az
ileride, tel örgü arkasından töreni
seyretmek zorunda kaldık. İçim
burkuldu." Manisa'da yaşanan
"başörtü" olayın ilk olmadığını
söyleyen Şehit Aileleri Derneği
Genel Başkanı Mehmet Güner ise
şunları söyledi:
"Bizler çocuklarımızı askere vatan
borçlarını yerine getirmeleri için
gönderiyoruz. Yemin töreni, onların
en mutlu olduğu gündür. Bu mutluluğu
aileleri ve en yakınlarıyla
paylaşmaları gerekirken,
mutlulukları tel örgülerle
engellenmemeli. Başörtü ve sakallı
ayrımı yapılmasını istemiyoruz."
Bu ilk değil
Türk Silahlı Kuvvetleri'nden bu
konuda yardım isteyen Güner, “TSK'ya
sonsuz güveniyoruz. Ancak bu
uygulama bizi çok üzüyor" dedi.
Kendisi de şehit çocuğu olduğunu
hatırlatan Güner şöyle devam etti:
"Cenaze töreninde bizi yalnız
bırakmayan askeri yetkililer
evlatlarımızı askere uğurlarken
yemin törenlerinde bizi ayırmamalı.
Sorunlara birlikte çözüm bulalım.
Sıkıntılarımızı birlikte aşalım.
Neticede cenaze töreni ve askeri
yemin törenleri bir bütündür."
Askere göndermeyiz
MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk
Gergerlioğlu ise "Bu şekilde giderse
evlatlarımızı askere göndermemek
gibi radikal kararlar almak zorund
kalacağız" diye konuştu.
Gergerlioğlu "Özellikle yemin
törenlerinde adeta bir Filistin
örneğine şahit oluyoruz. Tüylerimiz
ürperiyor. Bu çifte standart
uygulamaları hiçbir zaman tutmayacak
. Bunu kabul etmek mümkün değil"
diyerek uygulamaya tepki gösterdi.
BAŞÖRTÜLÜ DİYE ÖDÜL
VERİLMEDİ
Bir başka 'başörtüsü krizi' de
Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde
yaşandı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
kutlamaları kapsamında yapılan
Cumhuriyet koşusunda 2. olan Nuriye
Memiş başörtülü olduğu gerekçesiyle
kazandığı ödülü alamadı. Başarılı
sporculara madalyalarını vermek
üzere davet edilen Ayvalık İlçe
Garnizon Komutanı Albay Gürsel Işık,
Memiş'in başörtü ile kürsüye
çıkmasını gerekçe göstererek ödülünü
vermeyi reddetti.
Nuriye Memiş'ten dolayı yarışmada
dereceye giren diğer sporculara da
ödülleri verilmeyerek kürsüden
indirildi. Yaşanan bu olayla ilgili
olarak MAZLUMDER Bursa Şubesi,
yarışmacılar rencide edildiği
gerekçesiyle Albay Gürsel Işık
aleyhine dava açtı.