|
Bu sözler,
AKP’nin
kararın, Temmuz’un 2. yarısına
yetişmesi yönündeki isteğinin pek
gerçekleşemeyeceğini ve ama yine de
Eylül-Ekim’e sarkacak şekilde
gecikmeli çıkmayacağını da
gösteriyor.
RAPORTÖR’E 2-3 HAFTA DENİLDİ
Dün akşam başkentte, Amerikan Milli
Günü’nde görüşme fırsatı bulduğumuz
Mahkeme’nin Başkanvekili Paksüt de,
“Raportöre bu kez hazırlık süresinin
80 gün olmaması gerektiğini ve iki
üç hafta içinde bitirmesi
gerektiğini söyledik” dedi. Paksüt,
gecede aralarında gazetecilerin de
bulunduğu davetlilerle konuştu.
Son günlerde, önce dinleme aracı ile
izlendiği, sonrasında Kara
Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker
Başbuğ ile görüşmesi nedeni ile
gündemde olan Paksüt önemli
açıklamalarda bulundu.
İşte o açıklamalar...
HAKSIZ ELEŞTİRİLER VAR
“Bazıları bana, ‘Kara Kuvvetleri
Komutanı Org. Başbuğ ile görüşmüş
ayrıca Çömez ile de görüşmüş, acaba
neler neler konuştu’ diye ağır
eleştirilerde bulundu. Şüphecilik
artık bu seviyeye mi geldi,
Anayasa Mahkemesi
üyeleri kimse ile görüşemeyecek
mi?.. Ne yani, ben önce Sayın Çömez
ile görüşüp, sonra da gidip Başbuğ
Paşa’ya, ‘Paşam böyle böyle planları
varmış.
Ne dersiniz demeye bu mesajı
iletmeye mi gittim? Çömez ile ben
böyle şeyleri nasıl konuşurum...
Harekatı tebrik için alenen ziyaret
ettiğim Orgeneral Başbuğ ile bu
konular nasıl konuşulur? Bunlar çok
ayıp şeyler. Bu nedenle, son
dönemde, üzerimizde acaba kimin
kiminle gizli ilişkisi var gibi
süreci zedeleyen şüphecilik içinde
kaybolmak yerine yargıyı korumak
adına konulara daha soğukkanlı
yaklaşmak gerekiyor.”
AVRUPA TUZAĞI MI?
Acaba, Avrupa sürekli olarak bize
‘AKP’yi kapatırsanız müzakereleri
askıya alırız, üyeliğinizi
bitiririz’ diyerek, bir psikolojik
harekatla ters yönlü bir şaşırtma mı
yapıyor? Bizi bir türlü samimi
olarak almak istemedikleri Avrupa’ya
böylece, ‘bakın parti de kapattılar
böylece artık Türkiye ile görüşmeye
gerek kalmadı mı’ mesajı mı vermek
istiyorlar? Bu Mahkemenin her üyesi
kararını hiçbir etki altında
kalmadan tamamen hukukun üstünlüğünü
esas alarak verecektir.
DAVADA DAHA KİMSE KARARINI
VERMEDİ
Bunu önceki kararlarımızla
bağdaştırarak, hüküm vermek de çok
yanlış. Bazıları, türban kararının
ardından, ‘Tamam Mahkeme bu işi
bitirdi ve
AKP’yi
kesin kapatacak’ şeklinde akıl
yürütmeye başladı. Bu yüksek
mahkemenin üyelerine hem haksızlık
hem de hakaret. ‘Üyelerin ismi
üzerinden, ‘şu kapatılsın diyecek,
bu kapatılmasın diyecek’ diye bizi
etiketlendirenler de var şimdiden.
Size tüm samimiyetimle söylüyorum,
Yüksek Mahkemenin hiçbir üyesi henüz
kararını vermedi. Ben de vermedim.
Okuyoruz, dinliyoruz,
değerlendiriyoruz. Hukukun
üstünlüğüne ve tarafsızlığına saygı
adına bu saatte bu ithamlar
Türkiye’de hepimizin ihtiyacı olan
kutsal yargıyı zedeler. Önce, Sayın
Başsavcıyı, sonra da Sayın Çiçek’i
dinledik. Yazılı sunumları da
okuyoruz. Daha dediğim gibi kimse
kararını vermedi. Daha gelecek bir
de rapor var. Ama şu da bir gerçek
ki, ne karar çıkarsa çıksın, bu
psikoloji ile Türkiye’de yine
kıyamet kopacak gibi görünüyor.
YARGIYA SAYGI OLMAZSA SİSTEMİN
ALTINDA KALIRIZ
Türkiye’de son dönemde yargı bir
saldırı altında.
Ergenekon davası da dahil
olmak üzere herkes hukuka saygı
göstermek zorunda. ‘Ülkede hukuk
darbeler oluyor’ diyorlar. Aslında
bu yaşananlar hukuka darbedir.
Herkes bağımsız yargıya saygı
göstermeli. Yargının aldığı
kararlara güven duymalıdır. Aksi
taktirde huzur ve güven sağlanamaz.
Türkiye’de sıkıntılar giderilemez.
Herkes kendi bildiği gibi hareket
ederse, sistem çöker ve biz de
altında kalırız. Bu parti davası
sürecini de böyle görmemiz
gerekiyor.
Amerikan Milli Günü’ndeki sonuna
doğru
AKP
Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış
da kısa bir süre sohbete katıldı.
Samimi bir havada geçen konuşmada,
Bağış, “Öyle korkulacak bir son
görmüyorum ama yine de, hepimiz
yargının alacağı kararlara
¬saygılıyız” dedi. Daha sonra ise,
Osman Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt,
daha önceden tanıştıkları Egemen
Bağış’a davette bulundu. Osman
Paksüt ise, “Kendisi dosyadaki
isimlerden biri. Şu aşamada
olmayabilir” dedi. Bağış da,
‘Haklısınız, Gelirsem sıkıntı
olabilir” diye konuştu.
HÜRRİYET |