|
istikrar, iç barış adına bir
iyileşme olduğunda otomatikman Sayın
Gülen’in gelebileceğini
düşünebiliriz” diyor.
Milliyet Gazetesi’nden Devrim
Sevimay’a konuşan ve Gülen’e
yakınlığıyla bilinen Hüseyin
Gülerce, “Fethullah Gülen’in
Türkiye’ye dönüp dönmemesi konusunda
bir ay önceki izleniminiz neydi;
ABD’deyken böyle bir niyet, hazırlık
gördünüz mü?” sorusunu şöyle
yanıtlarken, özetle şöyle konuşuyor:
Mesele bitmiş, sorun yok: Ben
görmedim. Zaten kendisi de söylüyor,
’Konjonktüre göre hareket edeceğim,
dengeleri gözeteceğim. Bir hizmet
yapıyorum, bu hizmete zarar vermemem
lazım’ diye...
O konjonktür kendisiyle ilgili
değil. Çünkü kendisiyle ilgili olsa,
içtihat kabul edilen bir karar var
artık ortada; hakkındaki iddialarla
ilgili mesele bitmiş; son nokta
konmuş; hiçbir sorunu yok.
Dolayısıyla Gülen’in baktığı
Türkiye’nin konjonktürü. Çünkü şu
anda Türkiye’de gerçekten büyük bir
gerilim var. Böyle gergin bir
ortamda Sayın Gülen geldiğinde yeni
bir gündem maddesi olacağını
düşünüyor, kendisi üzerinden bu
gerginliği arttıran çevrelerin
olmasından endişe ediyor ve bu
durumun da kendisinin tavsiye ettiği
hizmetlere zarar vereceğini
düşünüyor.
Zaten orada konjonktür kadar önemli
bir başka kelime daha kullanıyor;
denge. Yani Türkiye’de istikrar, iç
barış adına bir iyileşme olduğunda
otomatikman Sayın Gülen’in
gelebileceğini düşünebiliriz. AKP
kapatılmazsa bu tansiyon Türkiye’de
büyük çapta düşer. Bir seçime gerek
kalmaz ve iktidar da yıpranacaksa
icraatlarıyla yıpranır.
Devletin bakış netleşti: Yargıtay
Ceza Genel Kurulu’nun kararı
devletin bakış açısından da bir ölçü
olarak düşünülebilir. Çünkü şimdiye
kadar hep yargı yoluyla Sayın Gülen
hakkında bir şeyler yapılmış; 12
Mart döneminde, 12 Eylül’de, 28
Şubat’ta hep böyle olmuş. Ama şimdi
gelen bu son beraat kararı son
noktayı koyduğu için ben bunu
devletin bakış açısında da bir
netleşme olarak kabul ediyorum.
Bu bakış açısı zaten Dışişleri
camiasında geçmiş yıllarda büyük
oranda gerçekleşmişti. Sayın Gül’ün
Dışişleri Bakanıyken gönderdiği
kripto meselesinden önce de
büyükelçilerin çoğu bu okulları
ziyaret ediyor, açılışlarında
bulunuyordu. 28 Şubat sürecinde dahi
büyükelçilerin çoğu Gülen
okullarının Türkiye’nin lehine
olduğunu, desteklenmesi gerektiğini
söylemişti. Dışişleri Bakanı’yken
Hikmet Çetin de çok olumlu yaklaştı
bu okullara; Özal da, Demirel de\’85
Mesut Yılmaz’ın Kırgızistan’daki
üniversitesinin açılışını yapmasına
bizzat ben tanığımdır.
Gülen, Altunizade’deki evine
gider
Hüseyin Gülence, Fetuhllah Gülen’in
Türkiye’ye gelmesi durumunda
gideceği yerin İstanbul
Altunizade’deki evi olduğunu
söyleyerek, şöyle diyor: “Ama öyle
bir şey olduğunda da ancak iki-üç
gün sonra duyulur, ’Gülen gelmiş,
meğer evindeymiş’ deme olasılığı çok
büyük. Hayatına baktığınız zaman bir
yerden ayrılması ve gelişi hep
sessiz sedasız olmuş.”
Vatan |