|
Festival kapsamındaki etkinlikte
AKP'nin enerji politikalarını
eleştiren yazar Latife Tekin,
kürsüde karşılaştıklarını ve
hissettiklerini DHA'ya anlattı.
Tekin, konuşmasının bir bölümünde,
"AKP'nin bu aşağalık enerji
politikaları" dediğini belirterek
şöyle dedi:
"O anda belediye başkanı ayağa
fırladı. Ben konuşurken
sabrediyormuş, onu da söyledi. `Sen
benim paramla buraya geldin.
Konuşamazsın. Sen siyaset yapamazsın
burada' dedi. Belediye Başkanı
Hüseyin Erer'in bu tepkisine, `Hayır
siz vermediniz ben kendi paramla
geldim' karşılığını verdim."
Latife Tekin, konuşmasının
engellenmesi için ses düzeninin
kapatılmasına ilişkin, "Sesimin
kesilmesi boğazımın sıkılması
anlamına geliyor. `İnin' dedi,
`Susun' dedi. Ben de; `Polis çağırın
beni ancak böyle indirebilirsiniz.
Siz beni susturamazsınz. Yazarları
tanımıyorsunuz' dedim. Bir kamera
vardı. Onu kapattırdı. Mikrofonumu
kapattılar. O aslında silah çekmek
demek. Bana, `Haydi bağır şimdi'
dedi. Ben sadece acı bir biçimde
gülümsedim. `Ben söyleyeceğimi
söyledim' dedim. Acı bir olaydı"
diye devam etti.
Tekin, olayı anlatırken, yazar
arkadaşlarından bazılarının tehdit
edildiğini de öne sürdü. AKP'nin
yazarlar konusunda farklı
düşünceleri olduğunu iddia eden
Tekin, olay sırasında aklına
Sivas'taki 37 aydının yakılarak
öldürüldüğü `Madımak Oteli olayının'
geldiğini de söyledi. Latife Tekin,
şöyle devam etti:
"Madımak olayı aklıma geldi. Birden
şeyi düşündüm. Orada başka yazarlar
da var. Büyük bir gerginlik
olabilir. Ben onu anladığım için
yerimden sessizce kalktım ve
Karabük'ten ayrıldım. Beni
alkışlayan Onur Caymaz tehdit
edildi. `Rüzgar ve güneşimizi neden
kullanmıyoruz?' deyince beni
alkışlamış. Arkadan biri `Boyunu
kırarım' diyordu. Evet yani
gerçekten onu hissettim. Orada
insanları nasıl yaktılar. Orada onu
hissettim. Oradan ayrıldım."
Vatan |