|
SON DAKİKA
ŞARKISINI SOLİSTİNE İTHAF ETTİ
TURKHABERLER'E TEŞEKKÜRLER
YENİ NAZLI ARMAN ÇOK KONUŞULACAK
BİLGE'DEN BAĞLAMA ŞOV
EKONOMİDE ESEN RÜZGÂR
Yalçın KARATAŞ yalcinkaratas@turkhaberler.net
EKONOMİDE ESEN RÜZGÂR
Değişen dünya ve Ülkemizde, ekonomide yaşanan sancılı değişimler, hemen hepimizin ortak görüşüdür. Hal böyle olunca da, bu değişim ve dönüşüme direnmenin, inadına tepki vermenin çok doğru olmadığı, olmayacağı kanaatindeyim. İlgisiz kalmak, kalanları ilgisizleştirir. Esen rüzgârın yönünü, şiddetini, vereceği zararı, getirdiği yenilikleri, iyi tespit ederek, ona göre de önlem almak gerekir. Nasıl doğada, rüzgâr önce yaprakları sarartır, sonradan sararan yapraklar teker, teker veya üçer, beşer dökülüp çürümeye başlarsa, yaşanan ekonomik türbülanslarda firma veya şirketlerde aynı etkiyi gösterir. Her geçen gün çoğalan, büyük alış veriş merkezlerinin (AVM), küçük orta boy işletmeleri sıkıntıya soktuğunu, konuşup görüştüğümüz, konuyla ilgili dostlarımızdan duyuyoruz. Ancak çözüm noktasında, üretici ve yapıcı bilgilerin olmadığına tanıklık ediyoruz. Yapılanları anlatıp, tenkit ederken, ne yapmamız gerektiğini de bilmeliyiz. Çünkü hastalığı teşhis etmek kadar, tedavi etmekte önemli ve gereklidir. Kusurumuz, birlikte iş yapamamaktadır. Birleşip, bir araya gelememektedir. Bununla da ilgili, hemen Ülkemizin her yanında, ortak ağız yapmışçasına, söylenen tek şey, önceden yaşanan kötü örnekler. Oysaki bu bizi haklı çıkarmaz. Bu bizi selamete eriştirmez. Üstelikte, dedikodudan öteye geçirmez. Trafikte yaşanan her hangi bir kazadan ötürü, zincirleme dahi olsa, kimse arabasından inmiyor. Kimse yolculuğundan vaz geçmiyor. Herkes varacağı hedefe, bir şey olmamışçasına devam ediyor. İşte ekonomide de bu olmalı. Yoksa AVM’leri konuşmak, çenemizi yormaktan başka şeye yaramaz. AVM’ler, bulunduğu İl ve İlçeye, ne kadar uzakta olursa, bir o kadar daha fazla cazibesi artıyor. Artık insanlar, hafta sonunu pikniğe gider gibi, akşamdan hazırlık yaparak, ertesi günün tamamını orada geçirmek üzere gidiyor. Buna kimsenin engel olma şansı yok. Bazen şehir merkezlerinde olmasına itiraz edilir. Hatta şehrin dışında olması talebinde bulunulur. Oysaki tam tersi olmalı, merkezde olunca, rutinleşir, sıradan olur. Uzaklaştıkça rağbeti artar. Arttığını hep birlikte görmüyormuyuz. Bu tarz bir yerlerde bulunduğunuzda, etrafınıza bir bakın, kaç tanıdığınızı göreceksiniz. İnsanlar bulundukları ortamın dışına çıkmak istiyor ve hevesleniyorlar. Bu ilişkiler arz talep doğrultusunda gelişir ve kabul görür. Güçlü olup, ayakta kalabilmenin tek çıkar yolu, sermaye birlikteliği ile oluşturulacak ortaklıklardır. Amerika’da, bazı iş yeri levhalarında yüz yıl öncesinin tarihleri vardır. Belki kurucuları hayatta değildir ama o firma veya şirket devam ediyor. Babalarının oluşturduğu dostluk ve iş birlikteliğini, evlatlarının da devam ettirmesi, örnek alınmalı, kabul görmeli, hatta desteklenmelidir. Herkes kendi iş kolu ile ilgili, birliktelikler oluşturup, güç kazanabilir. Zaman, akıl ve sermayenin birleştirme zamanıdır. Teknolojinin doruğa ulaştığı çağımızda, illa’da manüel dememizin hiçbir anlamı kalmadı. Ya birleşip var olacağız, ya da akıbetine rıza göstereceğiz. Avrupa’nın bir takım Ülkelerinde, dileyen istediği sokakta iş yeri açıp, çalışamıyor. Eğer o sokakta, beş berbere ihtiyaç varsa, altıncısına izin verilmiyor. Yani herkes her önüne geleni yapamıyor. İş yerine, gönlüne göre gelmeyip, dilediği zaman çıkamıyor. Her ne kadar Ahilik bizim ise, gereğini başkaları uyguluyor. Meyvelerini de onlar topluyor tabi. Helal kazancınız bol ve bereketli olsun. Yükleniyor...
|
|